Yoklama Kaçağı ve Bakaya Suçu

Yoklama Kaçağı ve Bakaya Suçu: Unsurları, Cezası, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Yazar: Av. Nusret Çetin

Kısaca: Askerlik yoklamasını yaptırmamak ya da sevk edildiği birliğe katılmamak, ilk aşamada suç değil kabahattir ve idari para cezasıyla karşılanır. Bu para cezası kesinleştikten sonra kaçaklık hâli sürerse, o zaman 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 63. maddesindeki suç gündeme gelir ve hapis cezası konuşulmaya başlar. Aradaki bu sıralamayı bilmek, dosyanın kaderini belirleyen en önemli ayrıntıdır.

1. Neden iki aşamalı bir sistem var?

Askerlik yükümlülüğüne aykırı davranışlar uzun yıllar doğrudan hapis cezasıyla karşılanıyordu. 2011 yılında yapılan değişiklikle mantık tersine çevrildi: bu fiillerin ilk kez işlenmesi idari para cezası gerektiren bir kabahate dönüştürüldü, hapis cezası ise ancak para cezası kesinleştikten sonra fiilin sürdürülmesi hâline bırakıldı. Anayasa Mahkemesi de bu dönüşümü kararlarında açıkça tespit etmiştir (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2010/63, K. 2011/162, T. 08.12.2011).

Bugün bu iki aşamanın dayanakları şunlardır:

  • Birinci aşama (kabahat): 7179 sayılı Askeralma Kanunu m. 24 — idari para cezası. 
  • İkinci aşama (suç): 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu m. 63 — hapis cezası.

Uygulamada insanların en çok şaşırdığı nokta da burada ortaya çıkıyor: "Bana ceza yazıldı, artık hapis de mi var?" sorusunun cevabı, para cezasının kesinleşip kesinleşmediğine ve kesinleşmeden sonra kaçaklığın devam edip etmediğine bağlıdır.

2. Kavramlar: yoklama kaçağı, bakaya, saklı, geç iltihak

Bu dört kavram sık sık birbirine karıştırılır. Oysa hangi statüde olduğunuz; gün hesabının hangi tarihten başlayacağını, hangi makamın işlem yapacağını ve suçun hangi bentten değerlendirileceğini doğrudan etkiler.

Kavram Ne anlama gelir?
Yoklama kaçağı Tabi olduğu yoklama yılı içinde yoklamasını yaptırmayan yükümlü.
Bakaya Sevke tabi olduğu hâlde sevkini yaptırmayan ya da sevk edildiği birliğe katılmayan yükümlü. Kısaca "sevk emrine uymama" hâli.
Geç iltihak bakayası Sevkini yaptırmış olmakla birlikte kendisine tanınan kanuni yol süresi geçtikten sonra birliğine katılan yükümlü.
Saklı Askerlik çağına gelmesine rağmen hiç yoklama işlemi yapılmamış olan kişi.
 

Nitelendirme hatası tek başına bozma sebebidir. Yargıtay, gerçekte yoklama kaçağı olan bir eylemin "bakaya" olarak nitelendirilip o bentten hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15728, K. 2023/2562, T. 20.03.2023). Aynı şekilde iddianamede bakaya suçundan dava açılmışken mahkemenin suç vasfını yoklama kaçağına çevirerek karar vermesi de eleştirilmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1658, K. 2025/5463, T. 15.04.2025).

3. Suçun maddi unsurları

a) Ön şart: kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması

Bu, suçun kalbidir. Askerî Ceza Kanunu m. 63'teki suçun oluşabilmesi için, yükümlü hakkında 7179 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca verilmiş bir idari para cezasının kesinleşmiş olması gerekir. Yargıtay bu şartı istikrarlı biçimde tekrarlar (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/18200, K. 2021/10895, T. 07.09.2021).

Bu ön şart, pratikte üç ayrı savunma imkânı doğurur:

  • Para cezası hiç yoksa ya da suç tarihinden sonra kesinleşmişse suç oluşmaz. Bölge adliye mahkemesi, sanığın yakalanmasıyla sona eren kaçaklık tarihinden önce kesinleşmiş bir idari para cezası bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyeti hukuka aykırı bulmuştur (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, E. 2019/3223, K. 2020/95, T. 10.01.2020).
  • Tebligat usulsüzse kesinleşme de yoktur. Bilinen adres araştırılmadan doğrudan adres kayıt sistemi adresine çıkarılan tebligatın usulüne uygun sayılamayacağı, dolayısıyla geçerli bir kesinleşmeden söz edilemeyeceği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/18200, K. 2021/10895, T. 07.09.2021). 
  • Para cezasını yetkisiz makam vermişse sonuç aynıdır. 7179 sayılı Kanun m. 24/3, cezayı vermeye yetkili askerlik şubesini üç ölçüte göre belirler: yükümlü bizzat başvurmuşsa başvurduğu şube, kolluk tarafından getirilmişse getirildiği şube, diğer hâllerde nüfusa kayıtlı olduğu yer şubesi. Yakalandığı hâlde herhangi bir şubeye teslim edilmeyip tutanakla serbest bırakılan yükümlü bakımından yetkinin nüfusa kayıtlı olduğu yer şubesine ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2977, K. 2025/250, T. 09.01.2025); benzer bir değerlendirme için ayrıca (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4447, K. 2025/81, T. 07.01.2025).

b) Fiil: kaçaklığın para cezası kesinleştikten sonra sürdürülmesi

Suç, kesinleşmeden sonra yoklamasını yaptırmamaya ya da sevkini gerçekleştirmemeye devam etmekle işlenir. Bu nedenle kesinleşmenin ardından makul bir süre içinde şubeye gitmek, suçu baştan ortadan kaldırır. Yargıtay, idari para cezasının kesinleştiği tarihten sonraki ilk mesai günü kendiliğinden askerlik şubesine başvuran sanık hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/22781, K. 2019/15470, T. 11.12.2019).

c) Kesintisiz (mütemadi) suç niteliği

Yoklama kaçağı ve bakaya, kesintisiz suçlardır. Temadi, yükümlünün kendiliğinden gelmesi veya yakalanmasıyla sona erer. Anayasa Mahkemesi bu niteliği açıkça teyit etmiştir (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2024/203, K. 2025/189, T. 10.09.2025). Bunun üç önemli sonucu vardır:

  • Başlangıç ve bitiş tarihleri maddi vakanın parçasıdır. İddianamede temadinin ne zaman başladığı, ne zaman ve nasıl sona erdiği gösterilmemişse, eksik soruşturmayla hüküm kurulamaz; dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek bu hususun açıklattırılması gerekir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19216, K. 2022/4352, T. 08.03.2022).
  • Temadinin sona erdiği tarih belgeyle kanıtlanmalıdır. Askerlik safahat belgesinde "yakalandı" yazması yeterli görülmemiş, yakalama tutanağı dosyada bulunmadığından eksik araştırma nedeniyle bozma yapılmıştır (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/33487, K. 2020/253, T. 22.01.2020).
  • Her yeni temadi kesilmesi müstakil bir suçtur; zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Farklı tarihlerdeki GBT tespitleri, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi" sayılamaz; bu nedenle TCK m. 43 uyarınca artırım yapılamaz (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15728, K. 2023/2562, T. 20.03.2023).

d) Fail

Fail, 7179 sayılı Kanun kapsamında askerlik hizmetini yerine getirmek zorunda olan erkek Türk vatandaşıdır. Burada altı çizilmesi gereken bir ayrım var: bu suçlar, henüz askerî disiplin ve hiyerarşi altına girmemiş sivil kişiler tarafından işlenebildiği için sırf askerî suç değildir (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2024/203, K. 2025/189, T. 10.09.2025). Bu tespit teorik bir ayrıntı değil; genel ceza hükümlerinin ve genel zamanaşımı rejiminin uygulanmasının dayanağıdır.

e) Mazeretin bulunmaması (olumsuz şart)

7179 sayılı Kanun m. 23'te sayılan mazeretlerden biri varsa suç oluşmaz. Bunlar tutukluluk, hükümlülük, yükümlünün kendisinin veya kanunda belirtilen yakınlarının hastalığı, çocuğunun doğumu, ölüm ve evlenme hâlleridir.

Bu nokta somut olarak da işletilir. Yargıtay, idari para cezasına konu dönemde cezaevinde bulunan sanık bakımından "hapis cezasının infazı devam ederken yoklama yaptırmasının mümkün olmayacağı" gerekçesiyle suçun unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/413, K. 2025/2892, T. 25.02.2025). Ayrıca askerliğe elverişli olmadığı anlaşılanlar, muafiyet hakkı bulunanlar ile erteleme hakkı olduğu hâlde süresinde işlem yaptırmayanlar için erteleme süresine denk gelen günlere idari para cezası uygulanmaz; uygulanmışsa iptal edilir.

4. Suçun manevi unsuru

Suç kasten işlenir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, yoklama veya sevk yükümlülüğünü bildiği hâlde bunu yerine getirmemeyi istemesi yeterlidir; ayrıca özel bir amaç (örneğin askerlikten tümüyle kurtulma niyeti) aranmaz. Olası kastla da işlenebilir: kişinin yükümlülüğünü öğrenmek için hiçbir adım atmaması, sonucu göze alması olarak değerlendirilebilir.

Burada bilgi ve tebligat tartışması devreye girer. 7179 sayılı Kanun m. 27 uyarınca yoklama, celp ve sevk duyuruları TRT ve diğer ulusal kanallar ile Bakanlığın resmî internet sitesi ve e-Devlet üzerinden yapılır ve bu duyuru tebliğ mahiyetindedir. Anayasa Mahkemesi bu hükmü Anayasa'ya uygun bulmuş; söz konusu ilanların "askerlik hizmetine ilişkin süreçten tamamen habersiz olan bir yükümlüye yönelik olmadığı" ve kanunda ayrıntılı düzenlenmiş yükümlülüklerin hatırlatılmasından ibaret olduğunu belirtmiştir (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2024/203, K. 2025/189, T. 10.09.2025).

Bu, "bilmiyordum" savunmasının otomatik olarak sonuç vermeyeceği anlamına gelir. Ancak kastı fiilen ortadan kaldıran objektif engeller (tutukluluk, hükümlülük, tedavi gerektiren hastalık, yurt dışında geçerli statü, kullanılabilir erteleme hakkı) somut biçimde ortaya konulabiliyorsa, tartışma kast düzleminden çıkıp doğrudan unsur eksikliğine dönüşür.

5. Yaptırım

a) Birinci aşama: idari para cezası

7179 sayılı Kanun m. 24 gün esaslı bir hesap kurar: kaçak kalınan gün sayısı, günlük tutarla çarpılır. Kanun metnindeki taban tutarlar kendiliğinden gelenler için günlük 5 TL, yakalananlar için günlük 10 TL'dir; bu tutarlar Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. 2026 yılı uygulamasında günlük tutarların kendiliğinden gelenler için yaklaşık 58,13 TL, yakalananlar için yaklaşık 116,27 TL düzeyinde olduğu görülmektedir.

Durum Kanundaki taban 2026 uygulaması (yaklaşık)
Kendiliğinden gelen Günlük 5 TL Günlük 58,13 TL
Yakalanan / tespit edilen Günlük 10 TL Günlük 116,27 TL
 
Tutarlar her yıl değiştiği için, yayım tarihinden sonra güncel rakamın teyit edilmesi gerekir. Para cezası tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Uzun süreli kaçaklıkta gün sayısı büyüdüğü için toplam tutarlar hızla yüksek rakamlara ulaşabilir; nitekim bir dosyada 3.614 günlük yoklama kaçaklığı nedeniyle verilen para cezası yargı önüne gelmiştir (Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2022/275, K. 2022/378, T. 20.06.2022).

b) İkinci aşama: hapis cezası

Para cezası kesinleştikten sonra kaçaklık sürerse, ceza miktarı iki ölçüte göre kademelenir: geçen süre ve temadinin nasıl sona erdiği (kendiliğinden gelme mi, yakalanma mı).

Geçen süre Kendiliğinden gelenler Yakalananlar
4 ay içinde 6 aya kadar hapis 2 aydan 6 aya kadar hapis
4 aydan sonra, 1 yıl içinde 2 aydan 1 yıla kadar hapis 4 aydan 1 yıla kadar hapis
1 yıldan sonra 4 aydan 2 yıla kadar hapis 6 aydan 3 yıla kadar hapis

Tablodaki mantık nettir: kaçaklık uzadıkça ceza ağırlaşır, kendi iradesiyle gelen yükümlü ise yakalanana göre daha hafif cezalandırılır. Anayasa Mahkemesi bu kademelendirmeyi ölçülülük bakımından da denetlemiş ve kuralları Anayasa'ya uygun bulmuştur (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2024/203, K. 2025/189, T. 10.09.2025).

c) "Aynı fiile iki ceza" itirazı

Sık dile getirilen bir itiraz, aynı davranışa hem idari para cezası hem hapis cezası verilmesinin çifte cezalandırma (ne bis in idem) yasağına aykırı olduğudur. Anayasa Mahkemesi bu görüşe katılmamıştır: idari para cezasının konusu kaçaklık hâlinin kendisi, suçun konusu ise para cezası kesinleşmesine rağmen kaçaklığın sürdürülmesi olduğundan, fiiller aynı değildir ve farklı unsurlar içerir (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2024/203, K. 2025/189, T. 10.09.2025). Aynı kararda, kesintisiz suçta kesinti gerçekleştikten sonra fiile devam edilmesinin yeni bir suç sayılmasının kanun koyucunun takdirinde olduğu da belirtilmiştir.

Bu suç sırf askerî suç olmadığından, hapis cezasına seçenek yaptırım uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi genel kurumlar kural olarak tartışılabilir niteliktedir; uygulamada bu yönde kararlara rastlanmaktadır (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, E. 2019/3223, K. 2020/95, T. 10.01.2020).

6. Görevli ve yetkili mahkeme

a) İdari para cezasına itiraz: sulh ceza hâkimliği

7179 sayılı Kanun'da para cezasına itiraz mercii gösterilmediği için Kabahatler Kanunu'nun genel hükümleri devreye girer ve uyuşmazlık adli yargıda çözülür. İdare mahkemesi ile sulh ceza hâkimliği arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığında Uyuşmazlık Mahkemesi, davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir (Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2022/275, K. 2022/378, T. 20.06.2022).

Yetkili hâkimlik bakımından ise ölçüt, cezayı veren askerlik şubesinin yeridir: yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yerde askerlik şubesi bulunmuyorsa, idari yaptırım kararını veren şubenin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği itirazı incelemeye yetkilidir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/12485, K. 2024/237, T. 11.01.2024).

İtiraz süresi, Kabahatler Kanunu m. 27 uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gündür. Bu süre kaçırıldığında para cezası kesinleşir ve kesinleşme, ikinci aşamadaki suçun kapısını açar. Bu yüzden 15 günlük süre, dosyanın tamamı bakımından kritik eşiktir.

b) Suça ilişkin yargılama: asliye ceza mahkemesi

Suçun cezası itibarıyla yargılama görevi asliye ceza mahkemesine aittir; uygulamada dosyalar bu mahkemelerde görülmektedir.

Yer itibarıyla yetki ise 7179 sayılı Kanun m. 24/4'ten türetilir: para cezası kesinleştikten sonra fiile devam edenler hakkında askerlik şubelerince suç dosyası hazırlanır ve dosya yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Yargıtay, bu hükmü 24. maddenin birinci fıkrasıyla birlikte değerlendirerek soruşturmanın yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer başsavcılığınca yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/12485, K. 2024/237, T. 11.01.2024). Öğretide ve uygulamada, suç yerinin yükümlünün bağlı bulunduğu askerlik şubesinin yeri olduğu, dolayısıyla o yerin adli yargı çevresindeki mahkemenin yetkili olacağı yönünde bir yaklaşım da savunulmaktadır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2018/3237, K. 2018/3767, T. 01.10.2018).

7. Zamanaşımı

a) Suç bakımından

Bu başlıkta bilinmesi gereken önemli bir değişiklik var. Askerî Ceza Kanunu m. 49/(A), yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve firar fiillerinde dava zamanaşımının "bütün askerî mükellefiyetlerin veya bizzat girilen taahhüdün bitmesinden" itibaren işlemeye başlamasını öngörüyordu. Bu, pratikte zamanaşımının 41 yaşına kadar hiç işlemeye başlamaması anlamına geliyordu. Anayasa Mahkemesi, kişileri "işledikleri suçlarla orantısız ve makul olmayan bir süre" boyunca dava tehdidi altında bıraktığı gerekçesiyle bu hükmü ölçülülük ilkesine aykırı bularak tümüyle iptal etmiştir (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2012/143, K. 2013/48, T. 28.03.2013).

İptalden sonra genel rejim uygulanır: 

  • Olağan dava zamanaşımı: 8 yıl. Suçun üst sınırı üç yıl hapis olduğundan TCK m. 66/1-e uygulanır.
  • Olağanüstü (kesilmeli) dava zamanaşımı: 12 yıl. TCK m. 67/4 uyarınca, zamanaşımını kesen işlemlerle uzasa bile süre olağan sürenin yarısından fazla artamaz.
  • Başlangıç: Kesintisiz suç olduğu için süre, fiilin işlendiği ilk günden değil, temadinin sona erdiği günden (kendiliğinden gelme ya da yakalanma tarihi) işlemeye başlar.

Yargıtay, bakaya suçunda 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin uygulanacağını ve bu süreler dolmuşsa davanın düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/98, K. 2025/1428, T. 04.02.2025). Aynı sürelere ilişkin bir başka karar için (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23403, K. 2023/5981, T. 13.06.2023).

Uygulamada gözden kaçan bir ayrıntı: temadi her kesildiğinde yeni bir suç doğduğu için, her dosyanın zamanaşımı kendi temadi bitiş tarihinden ayrıca hesaplanır. Eski tarihli dosyalarda düşme ihtimali bu yüzden dosya bazında incelenmelidir.

b) Kabahat (idari para cezası) bakımından

İdari para cezası için Kabahatler Kanunu m. 20'deki soruşturma zamanaşımı geçerlidir; süre, cezanın miktarına göre kural olarak üç ilâ beş yıl arasında değişir. Uygulamada kesintisiz nitelikteki kaçaklıkta bu sürenin de kesintinin gerçekleştiği andan itibaren hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Kesinleşmiş cezanın tahsili bakımından ise ayrıca yerine getirme zamanaşımı işler.

8. Uygulamada öne çıkan savunma başlıkları

  • İdari para cezası gerçekten kesinleşmiş mi, ne zaman kesinleşmiş? Tebligat parçası mutlaka incelenmeli; bilinen adres araştırılmadan yapılan tebligat kesinleşme doğurmaz.
  • Cezayı yetkili şube mi vermiş? m. 24/3'teki üç ölçüt (bizzat başvuru / kollukça getirilme / nüfus kaydı) dosya belgeleriyle karşılaştırılmalı.
  • Kesinleşmeden sonra kaçaklık fiilen sürmüş mü? Kesinleşmeyi izleyen ilk mesai gününde başvuru yapıldıysa suç oluşmaz.
  • Temadinin başı ve sonu belgeli mi? Yakalama tutanağı yoksa bu eksiklik ileri sürülmelidir.
  • İddianame temadiyi gösteriyor mu? Tarih aralığı ve temadinin sona erme biçimi gösterilmemişse eksik soruşturma itirazı gündeme gelir.
  • Mazeret, erteleme ya da elverişsizlik hâli var mı? Tutukluluk/hükümlülük dönemleri, sağlık durumu, erteleme hakkı ve askerliğe elverişsizlik raporları dosyaya kazandırılmalı.
  • Zincirleme suç hükümleri yanlış uygulanmış mı? Birden fazla GBT tespiti nedeniyle TCK m. 43 üzerinden artırım yapılamaz.
  • Zamanaşımı dolmuş mu? Özellikle yıllar önce sona ermiş temadilere dayanan dosyalarda 8/12 yıllık süreler kontrol edilmelidir.

Son olarak belirtmek gerekir ki geçmişte çıkarılan bedelli askerlik ve benzeri düzenlemeler, kapsamına giren yükümlüler bakımından saklı, yoklama kaçağı ve bakaya fiillerine ilişkin idari ve adli süreçlerin sona erdirilmesini öngörmüştür. Böyle bir düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan dosyalarda bu husus mutlaka araştırılmalıdır (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21009, K. 2023/4042, T. 02.05.2023).

9. Sonuç

Yoklama kaçağı ve bakaya, tek bir "asker kaçaklığı" başlığı altında toplanabilecek basit bir ihlal değil; statüye, tarihe ve usule son derece duyarlı bir alandır. Sistem iki aşamalı kurulduğu için, birinci aşamada atılan ya da atılmayan bir adım ikinci aşamayı bütünüyle belirler. Kesinleşmemiş bir para cezası hapis cezasının dayanağı olamaz; usulsüz bir tebligat, yetkisiz bir makam ya da belgelenmemiş bir yakalama tarihi, dosyayı beraatle sonuçlandırabilir. Buna karşılık 15 günlük itiraz süresinin kaçırılması, ilerleyen aşamada telafisi güç sonuçlar doğurur.

Bu nedenle statüsünü öğrenen bir yükümlünün yapması gereken ilk iş, ceza tutarını hesaplamak değil, dosyadaki idari yaptırım kararını, tebligat evrakını ve tarihleri hukuki denetime tabi tutmaktır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın özelliklerine göre sonuçlar değişebileceğinden hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuattaki tutarlar ve oranlar her yıl güncellendiğinden, güncel rakamların ayrıca teyidi gerekir.

 
 

Yararlanılan Kararlar

  • Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2024/203, K. 2025/189, T. 10.09.2025
  • Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2012/143, K. 2013/48, T. 28.03.2013
  • Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2010/63, K. 2011/162, T. 08.12.2011
  • Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2022/275, K. 2022/378, T. 20.06.2022
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2018/3237, K. 2018/3767, T. 01.10.2018
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/12485, K. 2024/237, T. 11.01.2024
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/18200, K. 2021/10895, T. 07.09.2021
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19216, K. 2022/4352, T. 08.03.2022
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15728, K. 2023/2562, T. 20.03.2023
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21009, K. 2023/4042, T. 02.05.2023
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23403, K. 2023/5981, T. 13.06.2023
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4447, K. 2025/81, T. 07.01.2025

Görsel temsilidir.

 

 

Anahtar kelimeler: yoklama kaçağı, bakaya, saklı, geç iltihak bakayası, 7179 sayılı Askeralma Kanunu, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu m. 63, idari para cezası, kesinleşme ön şartı, kesintisiz suç, temadi, asliye ceza mahkemesi, sulh ceza hâkimliği, dava zamanaşımı, ne bis in idem, askerlik yükümlülüğü.

 
 
 

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Nusret Çetin' e aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Avukat Nusret Çetin - Sorularınız için: Avukata Sor sayfasını ziyaret ediniz.