BİLİŞİM SİSTEMİNE GİRME SUÇU NEDİR?

 BİLİŞİM SİSTEMİNE GİRME  SUÇU TCK MADDE 243

(1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

-Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralardaki suçtan dolayı CMK'nın 100/4. maddesi hükmüne göre, tutuklama kararı verilemez.

-Bu suç için olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

-Bu suçla ilgili zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.

-Birinci fıkradaki seçimlik cezalardan adli para cezası seçilir ise, adli para cezası miktarı 30  günden 365 güne kadardır.

-Bu suçun takibi şikayete bağlı değildir.

SUÇLA KORUNAN HUKUKSAL DEĞER

Bilişim sistemine girme suçuyla, bilişim sisteminin güvenliği ve güvenirliği korunmak istenmektedir.

SUÇUN MADDİ UNSURLARI

Suçun Hukuki Konusu:Bilişim sistemine girme suçunun hukuki konusu bilişim sistemidir. TCK m. 243'ün gerekçesinde bilişim sistemi şöyle tanımlanmıştır: '' Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. '' Bu anlamda bilgisayar, internet gibi sistemler, birer bilişim sistemleridir.

Fail: Özgü bir suç olmayıp, herkes tarafından işlenebilecek genel bir suçtur.

Mağdur:Bilişim sistemine girme suçunda mağdur açısından herhangi bir özellikli durum yoktur. Herkes bu suçun mağduru olabilir.

Eylem: TCK m. 243' te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu kapsamında iki ayrı suç yer almaktadır.Bunlardan birincisi TCK m. 243/1' de düzenlenen ve maddeye adını veren bilişim sistemine girme ve orda kalma suçu bir diğeri ise TCK m. 243/3'te  düzenlenen bilişim sistemindeki verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi suçudur.

TCK m. 243/1'e göre suçun hareket unsuru; bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak girmek ve orada kalmaya devam etmektir. Bir bilişim sistemine aykırı olarak girmenin TCK m. 243/1' de düzenlenen suça vücut verebilmesi için asgari olarak şu iki hususun göz önünde bulundurulması yerinde olabilir:

  • Her şeyden önce söz konusu bilişim sistemine erişimin bir takım tedbir veya uygulamalarla sınırlandırılmış olması gerekmektedir.
  • Erişimi mümkün kılacak yetkinin usulüne uygun olarak alınmamış olması gerekmektedir.

Suçun bu şekli, hareket suçu niteliği taşımaktadır. Bu anlamda suçun oluşması için bir neticenin meydana gelmesi şart değildir. Hatta bir tehlikenin meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi yönünde tipte bir açıklık bulunmadığına göre suçun bu şeklinin soyut tehlike suçu olduğu söylenmelidir.

  • TCK m. 243/3' e göre; aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan ve yukarıda da değerlendirilen eylemlerin gerçekleştirilmesiyle birlikte sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, bu durumda birinci fıkradan daha ağır bir cezai müeyyide öngörülmektedir.

Öğretide bu hükmün bir nitelikli hal olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşlere rastlamak mümkünse de, TCK m. 243/3 münferit bir suç olarak, daha özel bir ifadeyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suç olarak kabul etmek gerekmektedir.

Suça Etki Eden Nedenler: Bilişim sistemine girme suçunda ikinci fıkrada bir hafifletici neden yer almaktadır. Buna göre, TCK m. 243/1' de düzenlenen eylemin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde verilecek cezada indirime gidilir.

SUÇUN HUKUKA AYKIRILIK UNSURU

Bilişim sistemine girme suçunda, hukuka aykırılık unsuru bakımından iki hukuka uygunluk sebebinin uygulama alanı bulabileceği ifade edilebilir. Bunlar;

  • TCK m. 24/1' de düzenlenen kanun hükmünün icrası ( örneğin, CMK m. 134'te düzenlenen ''bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma'')
  • TCK m. 26/2'de düzenlenen ilgilinin rızasıdır.

SUÇUN MANEVİ UNSURU

Bilişim sistemine girme suçu bakımından, genel kast yeterlidir. Bu suç taksirle işlenemez.

TEŞEBBÜS

TCK m. 243/1'de  düzenlenen bilişim sistemine girme ve orada kalma suçunda hareketle netice arasında ayırım yapma imkanının varlığı dolayısıyla, teşebbüse elverişli olduğunu söylemek mümkündür. TCK m. 243/3'te düzenlenen suçta ise netice hareketin gerçekleşmesiyle, yani verinin yok edilmesiyle veya değiştirilmesiyle gerçekleşeceği için kural olarak teşebbüsten bahsedilemez.

SUÇLULARIN ÇOKLUĞU

Bilişim sistemine girme suçuna iştirakin her türü mümkündür.

SUÇLARIN ÇOKLUĞU

Bilişim sistemine girme suçunun zincirleme şekilde işlenmesi mümkündür. Aynı şekilde bu suçlar başka suçlar arasında fikri içtima ilişkisi kurulabilir. Örneğin; haberleşmenin engellenmesi, özel yatanı gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal... v.b. TCK m. 243 ve 244 arasındaki ilişkiye de değinmek gerekir. TCK m. 244'te  yer alan suçun işlenebilmesi için kural olarak bilişim sistemine girmek ve orada kalmak gerekir. Bu yönüyle iki hüküm arasında bir geçitli suç ilişkisinin bulunduğu söylenebilir.

MUHAKEME

Bilişim sistemine girme suçu takibi şikayete bağlı olmayan ve re'sen takibi gereken bir suçtur. Bu suça ilişkin yargılamalarda görevli mahkeme Sulh Ceza Mahkemeleridir.

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Sanığın ATM'ye maaşını çekmeye gelen katılanlar Veysi Tunç'a yardım edeceği bahanesi ile onların bankamatik kartlarını kullanarak hesaplarında bulunan parayı ATM üzerinden daha önce bankamatik kartını çaldığı Şükrü'nün hesabına aktardıktan sonra çaldığı kartı kullanıp çekmek şeklinde gerçekleşen eylemini bankanın bilişim sisteminden yararlanmak suretiyle gerçekleştirdiği, bu haliyle eylemin TCK 'nun 245/1 ve 142/2-e maddesinde düzenlenen suçları oluşturduğu ancak TCK' nun 44. maddesi uyarınca sanığın işlediği bir fiil ile birden fazla suçun oluşması nedeniyle bunlardan en ağırı olan TCK 'nun 142/2-e maddesi uyarınca, her bir katılan yönünden ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. ( 8. CD. 21.2.2017, 2015/15430- 2017/1630)

 

KAYNAKÇA

ARTUÇ, Mustafa, Pratik Türk Ceza Kanunu, Dördüncü Baskı, Adalet Yayınevi, 2018.

ÖZBEK, Veli Özer/ KANBUR, Mehmet Nihat/ DOĞAN, Koray/ BACAKSIZ, Pınar/ TEPE, İlker/ BAŞBÜYÜK, İsa/ MERAKLI, Serkan/ Ceza Hukuku Özel Hükümler, Seçkin Yayıncılık.

 

 


Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Nusret Çetin' e aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Avukat Nusret Çetin - Sorularınız için: Avukata Sor sayfasını ziyaret ediniz.